Daha Verimli Toplantılar

Günümüzde her ne kadar teknoloji gelişmiş olsada toplantıların verimli ve etkili yönetiği büyük bir problem olarak bulunmakta. Her kademeden çalışandan, kurum, kuruluş veya organizasyondan bu konuda şikayetler artarak devam etmekte. Verimsiz yapılan tüm bu toplantıların çalışanlar üzerinde motivasyon kaybı yaşatmasının yanı sıra işletmelere yansıyan maliyetleride azımsanmayacak rakamlardadır.

Okumaya devam et

İmkansızı yenmek

Elbette çaresi olmayan şeyler var bu hayatta ancak,  önemli olan körü körüne de olsa o iki gram umudunu koruyabilmek.

Umut yokken insan nasıl devam eder bu hayata. Nasıl ilerler. Bu oturup düşünmekle anlaşılacak bir şey değil gidip sormak lazım. “Ne oldu?” diye. “Nasıl oldu?” diye Keşke “Ne yapsaydın?” diye.

Bu ha Okumaya devam et

Sürekli iyileştirme ve sistem eleştirisi

Daha önceki yazımızda insanoğlu sürekli işleri daha iyi hale getirebilmek için yol bulacak yetenektedir deyip kaizen yani sürekli iyileştirmenin nasıl hayat felsefesi haline gelmesinden bahsetmiştik. Bugün ise bunu kendi çıkarımıza nasıl yonttuğumuzdan bahsedeceğiz.
Hayvan çiftliği diye George Orwell’in bir kitabı var. Okumadıysanızda çizgi filmini kesin görmüşsünüzdür. Çocuk hikayesi diye burun kıvırmadan önce belirtmeliyim ki insan doğasını çok sade ve vurucu şekilde yansıtır .Hikaye manor çiftliğindeki hayvanların zulüm gördükleri insanlara karşı birleşerek ayaklanmasını anlatır.Ayaklanmayı kazandıktan sonra duvarın üzerine ezildiklerini unutmamak için bütün hayvanlar eşittir yazısını yazarlar.Ama zaman içerisinde domuzlar aynen insanlar gibi despotlaşmaya ve diğerlerini ezmeye başlarlar ve yazı bütün hayvanlar eşittir ama domuzlar daha eşittir şekline dönüşür. İnsanlık tarihi de benzer devrim hikayeleriyle doludur. Eski sistemin yerine ayaklanan insanlar yeni sistemi getirir. Sistem iktidardakilerin yozlaşması ve güç sarhoşluğuna kapılmasıyla tekrar aynı kısa döngüye girer. İnsanlık tarihine baktığınız da bütün sistemler başlangıçta benzer kurallarla çıkar ama insanlar yozlaştırdıkça yerine yeni sistemler yeni devrimler çıkmış olur.
Konulan kanunlar kurallar için de tamamen aynı yöntemi uygularız. Doğamız gereği konulan kurala yan yollar ,farklı yorumlamalar,kaytarmalar yaratırız.
Özdeyişlerimizin arasında bile yasaklar çiğnenmek içindir veya kurallar bozulmak içindir vardır. Özellikle gençlik çağlarında hayat felsefeniz haline gelir.Bütün konulan kısıtlamaların sizin kötülüğünüz için özgürlüğünüzün kısıtlanması için konulduğunu zanneder direkt tepki gösterirsiniz. Toplum veya sistem sizi kendi belirlediği kuralların içerisinde kalmanız için zorlar. Girişimcilerinde yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisi de budur.eğer toplumun koyduğu kuralların dışına çıkmaktan rahatsızlık duyarsanız sistemin içerisinde olmanın rahatlığını tercih ederseniz risk alıp bir girişim kurmayı beceremezsiniz.sistemin içerisinde rahat yorganlarınızın altında kalmamanız dileğiyle…
Ref1:George Orwell –Hayvan Çiftliği

Consumer Barometer

consumer-barometer_tools_embedÇok kaliteli bir servis sağlayıcı ya da ürün üreticisi olabilirsiniz. Ama maalesef söylediklerimiz karşımızdakinin anladığı kadar. Yani eğer iyi bir pazarlama yoksa ürün ya
da servis anlaşılmaz ve çöpe gider. Konu
pazarlama olunca bakılması gereken en önemli ölçülendirme aracı tüketici alışkanlıkları. Okumaya devam et

Monoton : “Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, biteviye, monoton”.[2] Monotonluk kelime anlamı olarak gerekli şeyleri açıklıyor bence. Her gün aynı sabah rutini, her gün saat 6’da işten çık aynı masada yemek, aynı yerlere oturmak bunlar başlıca monoton olmaktır. Neden bu şekilde yaşanamaz mı? Tabi ki yaşanır, yaşanır da, “Geçtiğimiz seneden bana 10 tane anı sayar mısın?”[1] dersem cevap almazsın. İsmini hatırlayamadığım bir makalede şunu okumuştum “Monotonluk hayatını hatırlanmaz kılar, insanda dikkatsizliğin artmasına sebep olur. Heyecan, mutluluk, üzüntüler ne kadar şiddetli olursa o kadar unutulmaz olur.” Bende üstünde düşünmeye başladım ve kendimi izledim. En zorlu ve mutlu dönemlerden daha ayrıntılı anılara sahiptim fakat üstümdeki etkisini daha az hissettiklerimin eminim bir çoğu yanlış ve az hatırlanır şekildeydi.  Okumaya devam et

Yolda olmak

Kacirilan sey aslinda yolda olup bitenlerdir. Pek cok insan luks araclarini bir yerden bir yere ulasmak icin alirlar. Ancak yolun farkinda bile degillerdir. Tek meseleleri, gidecekleri yere daha hizli, daha rahat ulasmaktir. Esasinda bunlarin haricinde bir baska faktor daha vardir; bindigi sey kendilerince toplumsal siniflarini gosterir. Oysa mesele bir yerden bir yere varmak degil, yolda olmaktir.  Okumaya devam et