Son

Projenizin hangi aşamasında olursanız olun denemeye devam edin. Girişimcinin b planı olmaz ! Hep a planı için çalışıp uğraşacağız ama farklı yöntemlerle. Denemekten hiç yılmadan , vazgeçmeden devam edeceğiz.

Bir girişimciyi başarıya götürecek olan şey hiç vazgeçmemek ve değişime direnmemek

vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.

kazanan olmanız dileğiyle,

Derya Ağırlar

Batan Girişimcinin Malları

Süper bir fikriniz vardı.. Çalışıp çabalayıp bu fikri projelendirdiniz , ve günler geceler süren uğraşların sonunda projenizi hayata geçirdiniz. Tebrikler artık bir girişimcisiniz ! Şimdi kısıtlı bütçeler, riskler, rakipler, müşteriler, planlar, satışlar, reklamlar, hedefler gibi uğraşmanız gereken onlarca yeni konunuz var.. ve bunları yaparken batırmamanız gereken bir işletmeniz. Batan geminin malları misali hayallerinizi hüsrana dönüştürüp birilerine altın tepside sunmak istemiyorsanız işte size birkaç öneri ;

1. Nakit Akışını Yönetememek:

Şirketlerin büyük bir kısmı için tartışmasız en önemli sorun nakit akışının düzenlenememesidir. Nakit akışı, şirket faaliyetleri ile ilgili nakit girişleri ile çıkışları arasındaki ilişkidir. Bir şirketin kaynaklarını nerelerde kullandığını ve ne kadar kaynağa ihtiyacı olduğunu görmesini sağlar. Nakit akışı bozulduğu takdirde likidite problemleri oluşur, şirket ödemeleri ve doğal olarak faaliyetleri aksar.

Burada geçen nakit ifadesi kar ile karıştırılmamalıdır. Nakit kar elde edebilmek için gereken bir araçtır ve karlı şirketler de nakit akış problemleri nedeniyle iflas edebilirler. Nakit yönetimi yalnızca yeni şirketlerin problemi değildir, bu sorun her büyüklükteki şirkette görülebilir.

2. Büyüme Stratejisine Sahip Olmamak:

Yeni girişim dönemini atlatmış, ürününü ya da markasını kabul ettirmiş, iyi bir pazar oluşturmuş bir şirket istese de istemese de büyüme sürecine girecektir. Şirketin büyüme ihtiyacı ile beraber yönetim, personel, üretim ve finans alanlarında da önemli değişikliklere gitmesi gerekecektir. Genellikle şirket yönetiminin farklı boyutta işlerin aynı yöntemlerle devam edebileceğini düşünmeleri şirketin sonunu getirebilir.

Aynı zamanda satış, ortaklık ya da halka açılma gibi alternatif finansman kaynakları kullanılırken yapılan zamanlama hataları da şirkete oldukça zarar verebilir. Bu nedenle, ilgili finansman kaynaklarının da büyüme stratejisinin içinde doğru değerlendirilmesi gerekir.

3. Aşırı Özgüven ya da Özgüvensizlik:

Bu madde daha çok yönetim sorunu olarak özetlenebilir. Aşırı özgüven hataların görülmesini engeller. Özellikle büyüme aşamasına geçmiş şirketlerde, başarı duygusunun verdiği psikoloji ile ısrarla alınan yanlış kararlar tehlikeleri de beraberinde getirir. Şirket içinden ve dışından alınan bazı sinyaller görmezden gelinir, örneğin olumsuz pazar araştırmalarına rağmen yeni bir ürünün ısrarla pazara sunulması gibi sorunların kaynağında bu tip yönetim problemleri yatmaktadır.

Bir şirket yönetimi için aşırı özgüven ne kadar tehlikeliyse özgüvensizlik de bir o kadar başarısızlığı hızlandıracaktır. Sonuç olarak, işletmenin risklerin olmadığı bir ortamda faaliyet göstermesi mümkün değildir. Gerekli koşullarda özgüvensizlik nedeniyle kritik kararların alınamamasının bedelleri ağır ödenebilir.

4. Yeniliklere Uyum Sağlayamamak:

İş dünyası sürekli değişim halindedir, 10 yıl öncesinin iş dünyası ile bugün arasında onlarca önemli farktan bahsedilebilir. Dijital yaşamın iş dünyası için bu kadar önemli olduğu bir dönemde işin internet ortamına taşınamaması, ya da satılan ürün ile ilgili değişen trendlerin takip edilmemesi sonucu oluşan adaptasyon sorunları şirketlerin batma sebepleri arasında sayılabilir. Belki 10-15 yıl önce bu şekilde kaybedilen zaman ve müşteri telafi edilebilirken artık aynı hızda adaptasyon mümkün olmayabilir. Nokia ya da blackberry gibi dev bir firmanın akıllı telefon/tablet pazarına ayak uyduramaması sonucu büyük sıkıntılar yaşadığını unutmamak gerekir.

5. Tek Adam Olmak ya da Ortaklık Sorunları Yaşamak:

Ülkemizde şirketlerin büyük kısmı aile şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Kurumsallaşmanın başlatılmadığı bu tip şirketlerde yönetim bir ya da birkaç aile büyüğünün elindedir. Kurumsallaşmanın gecikmesi, yani sorumlulukların devredilmesi geciktikçe beraberinde şirketin sorunları da büyümeye başlar. Genellikle bu sorun şirket sahibinin işin en büyük parçası olması, bütün sorumluluğu üstlenmiş olması ve kendisinden sonra işi devredebileceği birinin olmaması durumunda yaşanır. Bu durumda ya şirket sahibi “tükenir” ya da işletme çevresindeki bir çok fırsata tepki veremez hale gelir.

Derya Ağırlar

Target Locked

Genç bir adam Japonya’yı bir baştan bir başa dolaşıp ünlü ustaların bulunduğu okulları gezer. Ünlü bir okula geldiğinde bu okulun ustasıyla görüşmek ister. Genç adam ustanın karşısına çıktığında “benden istediğin nedir?” diye sorar usta.

“Sizin tarafınızdan eğitilmek ve ülkenin en iyi karate ustası olmak istiyorum. Bunun için kaç sene çalışmam gerek?” diye sorar genç adam.

“En az on sene” diye cevap verir usta.

“On yıl çok uzun bir süre” der genç adam. “Peki ya öğrencilerinizden iki kat daha fazla çalışsam?” diye sorar.

“Yirmi yıl” diye cevap verir usta.

“Yirmi yıl! Peki ya gece gündüz bütün gücümle çalışsam?”

Bu kez ustanın cevabı “Otuz yıl” olur.

“Her seferinde size daha fazla çalışacağımı söylüyorum ve siz ulaşma süremin daha da uzayacağını söylüyorsunuz. Bu nasıl olur?” diye sorar genç adam.

“Cevabı oldukça basit” der usta. “Bir gözünü varmak istediğin noktaya dikersen, o noktaya giden yolu bulabilmek için geriye bir tek gözün kalır.”

Hep duyduğumuz “Hedefe kitlenmek ve bunun için mücadele etmek” doğru mu ? Konu girişimcilikse buna doğru demek pekde doğru olmayabilir..

Tek gözünüzle devam etmek istemiyorsanız odaklandığınız tek şey hedefiniz olmamalı !

O hedefe giden farklı yolları , yollardaki virajları , riskleri , tehlikeleri , kişileri , olayları ve daha bir çok şeyi görebilecek şekilde geniş bakmalı ve algıları açık tutmalısınız. Yani sonuç kadar sürecinde önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. Girişimci için en temel “doğru bilinen yanlışlar” listesine girebilir bu konu.

Bu duruma araba kullanmak gibi diyebiliriz. Hedefimiz varacağımız noktaya doğru ileri gitmektir ama bunu yaparken sağı solu hatta arkayı bile takip etmemiz gerekir. Sadece bununlada sınırlı değil, gittiğimiz zemini fark etmeli , karşımıza çıkabilecek herhangi birşey için tetikte olmalı, hızımızı ani gelişebilecek olaylara tepki verebilecek şekilde ayarlamalıyız. Girişimcilikte bunu gerektiriyor , sadece hedefe kitlenmek size hem zaman hem para kaybettirebilir. Çünkü farkında olmadan aldığınız riski büyütüp , üretkenliğinizide azaltır.

Hedefe ulaşmak için geniş düşünmeli , geniş bakmalı ve sürekli ama farklı yöntemler denemeli. Bu tek bir noktaya odaklanmaktan çok daha yüksek performans göstermenize ve başarıyı yakalamanıza imkan sağlayacaktır.

Derya Ağırlar

Kaynak :

Ref 1 : http://www.gencgelisim.com

Ref 2 :http://kesfetkendini.com

 

Monty Hall Problemi

Bir yarışma programında olduğunuzu ve üç kapıdan birini seçme hakkınız olduğunu varsayalım. Kapılardan birinin ardında bir araba, diğerlerinin ardında ise keçiler var. Kapılardan birini, diyelim ki 1’inciyi seçiyorsunuz ve kapıların ardında ne olduğunu bilen sunucu, diğer kapılardan birini, diyelim ki ardında keçi olan 3’üncüyü açıyor. Daha sonra size soruyor: “2. kapıyı seçmek ister misiniz?” Seçiminizi değiştirmek sizin yararınıza mıdır?

İşte bu Monty Hall problemi, Amerikan TV yarışma programı Let’s Make a Deal’a dayanan bir olasılık bulmacasıdır. Problem adını, yarışmanın sunucusu Monty Hall’dan alır. İçinde bir paradoksu da barındırması nedeniyle Monty Hall paradoksu olarak da anılan problemin sonucu saçma görünmekle birlikte, ispatlanabilir ve doğrudur.

Problemin bu formulasyonunda bazı belirsizlikler vardır: Sunucunun her zaman bir başka kapıyı açıp açmayacağı, her zaman bir kapı değiştirme önerisi getirip getirmeyeceği ya da ardında araba bulunan kapıyı açıp açmayacağı net değildir . Öte yandan, yaygın yoruma göre, sunucunun her zaman ardında keçi olan bir kapıyı açmak ve kapı değiştirme önerisinde bulunmak zorunda olduğu ve yarışmacının ilk seçiminin 1/3 olasılıkla doğru olduğu kabul edilir. Ayrıca yarışmacının ilk seçimi ardında araba olan kapı ise, sunucunun kalan iki kapıdan birini tamamen rastgele açacağı çoğunlukla kabul edilir.

Monty Hall problemi aslında tüm girişimcilerin problemi değil mi ?

Çıktığınız yolda attığınız adımlar için çevrenizden gelecek yorumlar , fikirler , eleştiriler ve öneriler sizi “başka bir kapı açmaya” veya “seçtiğiniz kapıyı değiştirmeye” yönlendirebilir. Bu yönlendirmelere göre yol almak ve kararınızdan vazgeçmek sizin için büyük kayıplara da önemli kazançlara da yol açabilir. Peki ne yapmak lazım ? Çevrenizden gelen fikirlere ve önerilere kulak tıkamak mı yoksa hepsini dinleyip denemek mi ?

Sanırım ikisi de doğru karar olmayacak.. En doğrusu iç sesinizi dinleyip, en derinde gerçekten inandığınız şeye sahip çıkmak. Varmak istediğiniz noktayı değil , o noktaya varmak için kullandığınız yöntemi değiştirmek sizi başarıya götürecektir.

Derya Ağırlar

Kaynak :

Ref 1 : http://www.matematikciler.org

Ref 2 : https://tr.wikipedia.org/wiki/Monty_Hall_problemi

Son Trendler

Projenizi hayata geçirdiniz, artık bir girişimcisiniz ! Peki finansal kaynaklarınızı nereye yatıracaksınız ? İş gücünüzü nereye yönlendirmeniz gerekiyor ? gelişen teknolojilerin gerisinde kalmamak için neler yapmanız gerekiyor ? işte tüm bu soruların ve sosyal medya pazarlama stratejileri nereye gidiyor sorusunun cevabı için Entrepreneur’ da yayınlanan makaleye göz atabilirsiniz;

  1. Değişik platformlar kullanın. Facebook’un algoritmalarında yapmış olduğu değişikliği okumuşsunuzdur. Eğer bir marka veya kurum fan sayfası yönetiyorsanız, artık toplam takipçilerinizin %6’sı sizin paylaşmış olduklarınızı görebilecek. Uzmanlara göre bu rakam %1’lere kadar düşecek. Sizlerinde tahmin edeceği gibi Facebook bu değişiklikle gelirlerini arttırmayı hedefliyor. Bu durum sadece facebook gibi bir platforma yönelik stratejiler ve yatırım yapanlar için çok ciddi bir problem. Dolayısı ile sosyal medya stratejilerini bu anlamda yeniden gözden geçirmeniz gerekecek.
  1. Google+’sı kullanın. Eğer gerçekten sosyal medya kanallarını önemseyen bir kurum veya kullanıcı iseniz, Google+’ sı göz ardı etmemeniz gerekir. Her ne kadar kimileri kullanım kolaylığı açısından beğenmesede bu platform Google’un geliştirmiş olduğu algoritma için faydalı bir platform. Bu durum da önümüzdeki dönem de devam edecek. SEO alanında çalışanlar için süpriz olmayacak ama Facebook ve Twitter’ın SEO sıralamasında hiçbir etkisi olmadığı gerçeğini geçtğimiz günlerde bir video’da paylaşmıştı. Sosyal medya arama sıralamasında eğer bir veri gerekiyorsa Google+ verilerine daha kolay ulaşılacaktır. Google+ aynı zamanda SEO sıralamasında çok önemli rol oynayan Google Autorship’e de erişim olanağı sağlamaktadır. Google authorship, arama motorlarına sizin oluşturmuş olduğunuz içeriklere ulaşmanızı sağlayarak kim tarafından yazıldığını da ön plana çıkaracak bir imkan sunar.
  1. Sosyal Medya, SEO ve içerik pazarlaması entegrasyonu. Dijital pazarlama sektöründe sosyal medya, SEO ve içerik pazarlaması birbiri ile yakından ilgilidir. Sosyal medya pazarlaması içeriklerin nasıl göründüğünü ve paylaşıldığını yakından etkilemektedir. İçerik oluşturmak özellikle Google’un geliştirmiş olduğu son algoritma ile beraber SEO performansı açısından direk ilgilidir. Dijital dünya’da görünülürlüğünüzü arttıran, markanızın bilinirliğini sağlayan ve nihai olarak müşteri kazanmanızı ve satışlarınızı arttıran online pazarlamanın üç ayağı olan SEO, içerik ve sosyal medya birbirinden ayrı düşünülmemelidir.
  1. Resimli içerik oluşturun. Araştırmalara göre sosyal medya’da içeriklerin %63’ü görsel içeriğe sahip. Dolayısı ile görselliğin ön planda olduğu sosyal medya platformaları kurumlar için yüksek bir öneme sahip. Başka bir araştırmada Pinterest kullanıcılarının %29’u pinlemiş oldukları ürünleri satın alma yoluna gitmişler. Video içerikleri ise Vine ve Instagram gibi platformlarda video özelliklerin gelişmesi ile önceden olduğundan daha fazla bir öneme sahip. Daha önce sizlerle paylaşmış olduğum infografiklerde görsel zenginlik ve etkinlik katmaları açısından ve etkili bir tanıtım aracı olarak kullanılabileceklerinden dolayı artan bir öneme sahip.

Tüm platformlardan aynı oranda fayda beklemek biraz yanlış olacaktır. Deneme yöntemi ve geri dönüş oranları ile hangi platformun daha etkin kullanılabileceğine karar verilebilir.

  1. Sosyal Medya’da marka oluşturma. Sosyal medya kanalları marka oluşturmaya yönelik olarak yönetilmelidir. Hangi platformda olursa olsun, marka oluşturmak sizin SEO’larınızı etkileyecek ve uzun dönemde satışlarınızın artmasını sağlayacaktır. Bir platformda yapmış olduğunuz bir sosyal medya stratejisi marka bilinilirliği açısından diğer bir platformdaki ile aynı mı? Kullanıcı hesabınız ve logo’nuz markanızı temsil ediyor mu? Sosyal platformlardaki durum bildirimleriniz güncel mi? Sosyal medya kullanarak marka oluşturmak ve bilinilirlik sağlamak bu senin trendlerinden olacaktır.

Derya Ağırlar

KAYNAK :

Ref : http://www.entrepreneur.com

Ref : http://www.salihbosca.com

Karsu

Hatay’ın Karsu köyünden Amsterdam’a göç eden bir aile ve orada dünyaya gelen bir kız çocuğu 7 yaşında televizyonda piyano çalan adamlar görüp o an bende bunu yapacağım diyor ! 7 yaşında herhangi bir çocuğun gelip geçici istekleri gibi değil , sadece merak için değil , şımarıklık hiç değil gerçekten inanarak ve isteyerek “ben bunu yapacağım” diyor.

Ailesi araba almak için biriktirdiği parayla Karsu’ya bir piyano alıyorlar. Sonrasında Amerikan bursu alarak Road Island’ta, World Athlete Artist Games’e gidiyor ve burada şan dersleri alıyor. 17 yaşında, The Nederlands American Community Trust Fundation tarafından, ‘genç yetenek’ olarak seçiliyor ve ünlü Carnegie Hall’da defalarca konser veriyor.

Buraya kadar çok yetenekli ve başarılı bir genç kızın hayatı gibi duruyor her şey değil mi ?

Ama sadece bu kadar değil , çok daha fazlası var 25 yıllık hayatına sığdırdığı..

Kemoterapi gören çocuklara peruk yapılsın diye çok sevdiği halde kestirip bağışladığı saçları..

Türkiye’nin dört bir yanında dağlarda tepelerde bazen sadece 3 kişiye verdiği konserleri…

Bazen yetim çocuklar yararına , bazen iki haftalık ömrü kalan bir kanser hastasına..

Hala Suriye’den kaçan çocukları trenden inerken karşılayıp yemek yedirip güldürüp mutlu ediyor.. hatta aileleriyle buluşmalarına vesile oluyor..

25 yaşına kadar Bill Clinton’dan yanında saksafon çalmak için teklif alan, Kraliçe’nin iltifatlarını dinleyen , cd sini tüm torunlarının (prenseslerin) çok severek dinlediğini duyan, Carnegie Hall’de defalarca konser veren, TED global kongrelerinde yer alan, The Nederlands American Community Trust Fundation tarafından “Genç Yetenek” olarak seçilen birinden söz ediyoruz.

Ve bu arkadaş kadromuzda boş yer olmadığı için şuan Bill Clinton’la çalamıyorum diye inceden espri yapacak kadar özgüvenli ve ekibine sadık , Kraliçe’den duyduğu iltifatlar karşısında çok utanıp heyecanlandığını söyleyecek kadar mütevazi ve egosuz , aldığım kadar vermemde gerekiyor insanlık için iyi şeyler yapmak zorundayım diyecek kadar merhametli ve farkında..

İster girişimci olun , ister yönetici isterseniz de lider.. yaptığınız işi ilk günden itibaren aşkla yapıyorsanız , hayatınızı ona adadıysanız bunu iliklerinize kadar hissediyorsanız sizi gören herkes de bunu iliklerine kadar hissediyor. Ve hiç zorlamadan , stratejiler geliştirip nerden nereye giderim yolları aramadan sadece çalışarak başarı size geliyor. Bir röportajında gazeteci Karsu için “ Karsu müzik yapmıyor, müziğin kendisi o” diyor. Ne iş yaparsanız yapın yaptığınız işe adanmış bir hayatınız olursa siz o işin en iyisi oluyorsunuz.

Derya Ağırlar

KAYNAK :

http://www.kuraldisi.com

http://www.karsu.nl/biography/

İşin İçinden Çıkmak

Herşey üst üstemi geliyor ? İşler birikip dosyalar yığılıyor mu ? Karşında dağ gibi duran yapılacaklar listesi var ve sen artık yorulduğunu mu hissediyorsun ?  Uğraşmaktan keyif aldığın en sevdiğim dediğin iş bile çileye dönüşmeye mi başlıyor ? Masanın başına oturup ekrana bakarken dalıp gidiyor musun ? Tam bir işi yapmaya başladın araya başka şeyler giriyor ve hangisini yapacağını mı şaşırıyorsun ? Bitmeyen işler yüzünden motivasyonun mu düşüyor ?

Yinede pes etmeyip devam ediyorsan bu yöntemleri deneyerek daha hızlı konsantre olabilir ve hedefe odaklanarak başarabilirsin ;

1. Yana yatık “8” işareti yapın

Bu, bir şeye odaklanmak istediğiniz her an kullanabileceğiniz basit bir egzersiz. Bir tahtaya ya da bir duvara astığnız büyük bir kağıda yatık 8 rakamı (sonsuz işareti) çizin. Önce sağ elinizle, sonra sol elinizle aynı anda.

Kağıdınız yoksa, bu işlemi havada parmaklarınızla da yapabilirsiniz. Önce büyük sonsuz işaretleri yapın, sonra bu işaretleri giderek küçültün. Şimdi konsantre olmanız gereken işe başlamaya hazırsınız.

Herhangi bir şey yaparken konsantrasyonunuzu kaybettiğinizi düşünürseniz hemen bu egzersizi uygulayın.
Gözleriniz kapalı olarak da yapabilirsiniz. Bu egzersiz, hem sağ hem sol göresl alanları çalıştırarak beynin konsantrasyon gücünü artırır.

2. Aynı anda birden fazla iş yapmayın, her iş için bir süre belirleyin.

Belirli bir süreçte yalnız bir işi yaparsanız, tüm konsantrasyonunuzu bu işe verip dikkatinizin dağılmasını önlersiniz. Birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmak hem konsantrasyonu dağıtır, hem kalitesiz işler ortaya koymanıza sebep olur.

Eğer önünüzdeki yarım saat içinde ofiste bir sunum yapacaksanız ya da bir sınava çalışacaksanız, sadece onu düşünün. Zihninizi yapacağınız işin detaylarına odaklayın. Dikkatinizin farklı görevler arasında gezinmesine izin vermeyin.

3. Bir şeyi ilk ya da son kez yapıyormuş gibi hissedin.

Bir şeyi ilk kez ya da son kez yapıyormuşsunuz gibi düşünürseniz, o şeye daha dikkatle odaklanır, konsantrasyonunuzu artırmış olursunuz.
Bu, önceden kaçırdığınız detayları yakalama, gözlem gücünü artırma ve yeni bakış açıları geliştirme olanağı tanır.

4. “5 tane daha” yönetimini kullanın.

Bir işin ortasındayken sıkılıp vazgeçmek üzereyken “5 tane daha” egzersizine geçin.

Okumaktan sıkıldınız mı, “5 sayfa daha” okuyun. Sınava çalışıyorsunuz ve matematik sorusu çözmekten sıkıldınız “5 matematik sorusu daha” çözün. Çalışmaktan sıkıldınız, “5 dakika daha” çalışın.

Bu stratejiyi uygularken zihniniz sıkılma noktasını aşar, zihinsel sabır ve dayanıklılık köprüsü oluşturursunuz.

Atletler yoruldukları anda bu hisse yenilmeyip çalışmayı devam ettirerek başarı kazanırlar. Bu yöntem size direnç kazandırır.

5. Yazarak zihin karışıklığının önüne geçin.

Önemli bir şey yapmaya çalışırken, zihninizi meşgul eden diğer şeylerin konsantre olmanızı engellediğini düşünüyorsanız, bunları bir kağıda yazın. Yanına da bu sorunla ne zaman ilgileneceğinize dair bir not düşün. Bu zihninizin diğer sorunlarla dağılmasını önler, sizi psikolojik olarak rahatlatır ve o anki işinize konsantre olmanızı sağlar.

6. Kendinizi ödüllendirin.

Bir işe başlamadan önce, bitirdiğinizde kendinizi neyle ödüllendireceğinizi planlayın. Ödül, sizi rahatlatan ve mutlu eden her şey olabilir. Sevdiğiniz bir yiyecek ya da içecek, yürüyüş yapmak, bir arkadaşınızla buluşmak gibi… Büyük ve pahalı bir şey olmak zorunda değil. Size keyif versin, yeter. Bu yöntem, motivasyonunuzu, dolayısıyla konsantrasyonunuzu artırır.

7. Projeniz hakkında spesifik olun.

Neyi tamamlamak istediğinizden emin olun. Örneğin bir sınava çalışacaksanız, hangi bölümleri bitireceğinizi ve bu bölümler için ne kadar zaman ayıracağınızı belirleyin.

8. Gereksiz faaliyetlerden (kıpırdanmak, el-kol hareketleri) kaçının

Kısa süreli konsantrasyona sahip kişiler fazla hareketli, kıpır kıpır kişilerdir. Eğer onları gözlemlerseniz, otururken el ve kollarını aşırı hareket ettirmek, çevredekilerle konuşmadan duramamak gibi alışkanlıklara sahip olduklarını görürsünüz. Konsantrasyon gücü yüksek kişiler sakin ve dingindir, gereksiz hareket ve davranışlardan sakınırlar. Siz de enerjinizi korumak için gereksiz hareketlerden kaçının; böylece soğukkanlı olursunuz, oto-kontrol mekanizmanız güçlenir, konsantrasyonunuz artar.

9. Rahat ve dikkat dağıtıcılardan (ışık, gürültü, vb.) uzak bir ortam oluşturun.

Bir şeyle meşgulken dikkatinizin bölünmesini istemiyorsanız, çevredeki dikkat dağıtan engelleri olabildiğince minimuma indirin. Örneğin perdeleri çekerek (içerisini karanlık yapmamak şartıyla) dikkat dağıtıcı görsel etkenlerden uzaklaşabilirsiniz.

10. Konsantrasyonu artıran besinler tüketin (et, balık, tavuk, C vitamini, vb.).

Herhangi bir vitamin eksikliği konsantrasyon sorununa yol açabilir.

Demir eksikliği de konsantrasyonunuzu azaltır ve çabuk sinirlenen bir yapıya kavuşmanıza neden olur. Et, balık ve tavuk gibi demir içeren gıdalar konsantrasyonunuzu canlı tutar.

C vitamini içeren besinler ve meyve suları da tercih edilmelidir. Bir bardak taze sıkılmış portakal suyu ya da limon sıktığınız siyah çay idealdir.

11. Kendi kendinize karşı nazik olun (fazla zorlamayın).

Aklınıza o an ilgilendiğiniz konu dışında şeyler gelirse, sakin bir şekilde onları kafanızdan atmaya çalışın.

Kendinize zorlayıcı davranmayın, bu aksi etki yapar.

Düşünmemekte zorlandığınız bazı meseleler varsa 5. Maddede belirttiğimiz gibi bunları yazarak kendinizi rahatlatabilirsiniz.

12. Kendinize bir kontrol çizelgesi hazırlayın (çalışma süresinde kaç kere dikkat kaybı yaşarsanız, işaretleyin).

Önemli bir iş yaparken, zihninizin dağıldığını her hissedişinizde bu çizelgeye bir işaret koyun. Bunu istikrarlı bir şekilde yaparsanız zamanla daha az işaret koyduğunuzu ve konsantrasyonunuzun arttığını göreceksiniz.

13. İşinizi küçük parçalara bölün.

Zaman alıcı büyük çaplı işleri küçük parçalar bölerek tamamlarsanız bu, işin daha az yıldırıcı görünmesini sağlar. Mesela bir sınava çalışıyorsanız, çalışacağınız kısmı parçalara bölerek sırayla üzerinden geçin.

14. Konsantrasyon egzersizleri (çeşitli kitaplardan, internetten bulduğunuz) yapın.

Çeşitli kitaplardaki, internetteki konsantrasyon egzersizlerini uygulayın.

15. İşe tüm kalbinizle, istekle başlayın.

Eğer isteksiz olursanız, bu, yaptığınız işin kalitesine de yansır. Bir işi daha iyi yapmak istiyorsanız, ilginizi esirgemeyin. İşin ilginizi çeken bir yanını bulmaya çalışın. Böylece en sıradan işlerden bile keyif alırsınız.

Derya Ağırlar

KAYNAK :

http://www.simple-fix.blogspot.com/2007/01/tips-to-improve-concentration.html”‘

http://hafizanigelistir.blogcu.com

 

 

Liderlik

Başarılı bir organizasyonun pek çok elleri’,’ ama tek bir beyni vardır.   demiş Bili Bethell

bu beyin siz olacaksanız liderliğin kuralları ile ilgili bi göz atabilirsiniz ;

1- Lider değişim yaratır. Lider, ileri görüşlüdür, geleceği yorumlar, kimsenin farkedemediği ya da farketse de el atmaya cesaret edemediği fırsatlara göz diker, yorumlarını bir mesaja dönüştürüp çevresine aşılamaya girişir, insanları bir inanç etrafında birleştirir.
2- Lider ekibin pusulasıdır. Liderin vizyonu ve mesajı ona ve ekibe yön verir, hareketin devamını sağlar. Vizyon gidilecek yöne odaklanarak kaybolmadan o doğrultuda yol almak için bir pusuladır.
3- Lider birleştirir. Lider, insanların vizyonu anlamalarını ve bunu gerçekleştirmek için aynı safta toplanmasını sağlar. Liderin geçmişi, itibarı ve güvenilirliği, söylemleriyle eylemleri arasındaki tutarlılık, inandırıcılığını etkiler.
4- Lider analitik düşünür. Ekip liderinin analitik düşünce becerisine sahip olması, fırsatları görebilmeye, krizleri çözebilmeye veya önleyebilmeye imkan verir.
5- Lider harekete geçirir. Ekip lideri, kurumun geleceğe ilişkin vizyonunun hayata geçirilmesini sağlamak için insanları o yönde harekete geçirmelidir.
6- Lider iz bırakır. Lider, değerleri ve ahlak anlayışıyla, üslubuyla ve davranış biçimiyle çevresine, hatta tüm topluma örnek olur. Kendisinden sonra gelenlere özdeşleşebilecekleri bir model sunar.
7- Lider sonucu etkiler. Kendi gücünü tanıyan ve sonuna kadar geliştirme çabasında olan lider, çevresinde bulaşıcı bir etki yapar. Başkalarının da kendi güçlerini geliştirme isteği duymasını sağlar ve çevresinde bir nitelik sıçramasına neden olur.

Derya Ağırlar

KAYNAK :

http://www.baltasgrubu.com

 

 

Girişimcilikte Destek Programları 3

Türkiye’nin 2023 vizyonu ile üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi bakımından büyük önem taşıyan yeni yatırım teşvik programı, kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak;

  •   Tasarrufları katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirmek,
  •   Üretimi ve istihdamı artırmak,
  •   Uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımları özendirmek,
  •   Uluslararası doğrudan yatırımları artırmak,
  •   Bölgesel gelişmişlik farklılıklarını azaltmak,
  •   Kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımları özendirmek, amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

    Destek Konuları ;

    1) KatmaDeğerVergisiİstisnası:

    Teşvik belgesi kapsamında yurt içinden ve yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine ve teçhizat için katma değer vergisinin ödenmemesi şeklinde uygulanır.

    2) GümrükVergisiMuafiyeti:

    Teşvik belgesi kapsamında yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine ve teçhizat için gümrük vergisinin ödenmemesi şeklinde uygulanır.

    3) Vergi İndirimi:

    Gelir veya kurumlar vergisinin, yatırım için öngörülen katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirimli olarak uygulanmasıdır.

    4) Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği:

    Teşvik belgesi kapsamı yatırımla sağlanan ilave istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmının Bakanlıkça karşılanmasıdır.

    5) Gelir Vergisi Stopajı Desteği:

    Teşvik belgesi kapsamı yatırımla sağlanan ilave istihdam için belirlenen gelir vergisi stopajının terkin edilmesidir. Sadece 6. bölgede gerçekleştirilecek yatırımlar için düzenlenen teşvik belgelerinde öngörülür.

    6) Sigorta Primi (İşçi Hissesi) Desteği:

    Teşvik belgesi kapsamı yatırımla sağlanan ilave istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işçi hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmının Bakanlıkça karşılanmasıdır. Sadece 6. bölgede gerçekleştirilecek bölgesel, büyük ölçekli ve stratejik yatırımlar için düzenlenen teşvik belgelerinde öngörülür.

    7) Faiz Desteği:

    Faiz Desteği, teşvik belgesi kapsamında kullanılan en az bir yıl vadeli yatırım kredileri için sağlanan bir finansman desteği olup, teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının %70’ine kadar kullanılan krediye ilişkin ödenecek faizin veya kâr payının belli bir kısmının Bakanlıkça karşılanmasıdır.

    8) Yatırım Yeri Tahsisi:

    Teşvik Belgesi düzenlenmiş yatırımlar için Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yatırım yeri tahsis edilmesidir.

    9) KatmaDeğerVergisiİadesi:

    Sabit yatırım tutarı 500 milyon Türk Lirasının üzerindeki Stratejik Yatırımlar kapsamında gerçekleştirilen bina-inşaat harcamaları için tahsil edilen KDV’nin iade edilmesidir.

    Derya Ağırlar

    Kaynak :

    http://www.akib.org.tr

    http://www.ekonomi.gov.tr

     

 

Girişimcilikte Destek Programları 2

Bir önceki yazıda detaylandırmaya başladığımız girişimcinin  finansal destek fırsatlarını değerlendirme konusuna yurtdışı destekleri ile devam edebiliriz.

Hali hazırda çalışmaya devam eden veya yeni kurmayı planladığınız şirketinizde geliştirdiğiniz hizmet veya ürünü yurtdışına satmayı hedefliyorsanız bu destekler işinize yarayabilir ; Okumaya devam et