Lider Ol

Merhabalar,

Bugün sizlere yönetici ile lider arasındaki farklardan bahsedeceğim. Kimdir bu kişiler, nasıl görünürler ve onlar gibi olabilmek için neler yapmalıyız? Öncelikle yöneticiden başlayalım bakalım.

”Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer:“Yönetici ya bir kral, padişah, sultan veya seçimle gelen parlamentodur” demiş Türk Dil Kurumu. Ne güzel söylemiş. Kısaca yönetici yönetir demiş. İşi bu, yönetmek. İdare etmek. Yönetici olmak için çok çalışmanıza, iyi bir üniversite okumanıza ve yabancı dil bilmenize gerek yok. Bildiğimiz bir örnek vermektense, dedemin sevdiğim bir sözünü yazmak isterim. Yönetici dediğin apartmanda olur der hep. 

Gelelim lidere. Türk Dil Kurumu tek kelime ile açıklamış. ” Önder ”. Evet lider öndere denir. Liderlik edebilmek için yol göstermeniz gerekir. İçerisinde bulunduğunuz toplumu her zaman ileri götürecek şekilde hareket etmeniz gerekir. Toplumun huzura ve özgürlüğe kavuşabilmesi için canınızı ortaya koymanız gerekir. Öyle bir iki defa da değil. Her an yeni şeyler öğrenip, bunları topluma öğretmeniz gerekir. Bir sürü yabancı dil bilmeniz ve kendinizi çok geliştirmiş olmanız gerekir. Mesela ileri derecede Fransızca ve İngilizce bilmeniz gerekir. Doğayı çok sevmeniz gerekir. Ülkenin hayvanlarını, ağaçlarını, taşını, toprağını canınız gibi sevmeniz gerekir. Tabi eğlenmesini de, eğlendirmesini de bilmeniz gerekir. Kısaca lider olmak için hep bir şeyler gerekir. Bu sefer bildiğimiz bir örnek ile yazıya son vermek istiyorum.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

Lider olmak adına bir yazı daha okumak isterseniz,

http://www.kigem.com/lider-olmak-isteyenlere-tavsiyeler-.html

Lider nasıl olunur kimi örnek alacağız diye hala soruyorsanız Türk Tarih Kurumu o liderin hayatını şöyle paylaşmış,

http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Sayfa&No=87

SWAG!!

 

Eplikeyşın

Bu yazımda size Application dünyasından bahsedeceğim.

Dünya üzerinde toplamda 6 milyar total kullanıcı var. Yedi milyar nüfusta nasıl bu oluşur dersek, bireyin birden çok cihazı olmasından kaynaklana sayı ile karşı karşıyayız. Bu elde edilen değerler analizden çok daha fazlası. Rakamlar ilerleyen mobil devrimin büyüklüğünü kolayca gözler önüne seriyor. Ürünlerin mobil yolla kullanıcıya ulaşması en temiz ve başarılı yol haline geliyor. Dikkat edilmesi gerekn ise “Doğru” mobil pazarlamadır. Doğru pazarlama, doğru arayüz ve doğru ürün ile kullanıcıyı kolayca etkilemek ve hızlı feedback almak kaçınılmaz oluyor.

Masaüstü cihazlar artık “Old Fart” kategorisine giriyor. Bunun çok fazla nedeni var ancak en önemlisi ise teknolojinin birleşmiş milletleri rolünü oynamasıdır. Masaüstü kullanım için gerekenler; büyük işletim cihazı ( masaüstü vs), klavye, mouse, modem, bluetooth vs. tonlarca cihaz. Mobil bunları avuç içine sığdırıyor. Bunu kim sevmez ki… Uygulamam eğer kaliteli ve yararlı ise, Google’da ilgili keyword arandığı an da Google amca bizim uygulamımızı arayan kişiye sunuyor. Uygulama veya web sitemiz her cihaza uygun değilse Google bunu çöp sayılan özel kısma atarak, “Google’da yoksan, hayatta yoksundur.” Yokluğunda uygulamayı yok ediyor.

Mobil uygulama ortaya çıkarken dikkat edilmesi gereken çok kilit unsurlar vardır. Uygulama ; kullanıcı odaklı olmalıdır. – Müşterinin sorununa çözüm olması lazım – Kullanıcı dostu tasarıma sahip olmalıdır – kullanıcıya gereksiz ibareler sunmamalı – Uygulama bin yönden saldıracağına, tek bir yöne kuvvetli vurmalıdır ( Snapchat )

Mobilin hayatımızda ihtiyaç listesine girmesiyle beraber artık hayatımızda ki aktivitelerde söz sahibi oldu. Gittiğimiz her yerde priz arıyoruz. İnternetsiz mekanlara girmiyoruz.

Kullanıcı Deneyimini ve deneyim memnuniyetini en yüksekte olmalıdır.

 

http://www.melihguney.com/mobil-uygulama-yapmak-artik-cok-kolay.html

https://www.egitimtakvimi.com/EgitimTakvimi/Makale/12/Native-Mobil-veya-Hibrid-Mobil-Uygulama-Gelistirme-Teknolojisi-Secerken-Nelere-Dikkat-Etmeliyiz

Aiki-Jitsu/Do

Sizlere bu yazımda çok Girşimciliğe denk bir konudan bahsedeceğim.

Aikodo Eğitimi

Aikido beden ve ruhun bütünlüğünü üzerine oluşmuş bir yaşam sanatıdır. Girişimcilik ile alakasız gozukuyor olsa bile iç içe geçmiş olarak yaşama entegre edilebilir.

Aikido, kendini savunma sanatinin yani sira bir disiplin ve yasayis bicimidir. Hocalarimiza sordugumuzda aikidoyu yasamlarinin her boktasinda kullandiklarini soylediler ancak bu kullanma şekli adam gelsin dovelimden cok daha farkli ve derin bir kavram olmasinin yani sira gecmisi cok eskilere dayanan bir olusumdur. 870li yillarda japonyada samuray savascilarinim kullandigi teknik budur. 1000 yillarda olusumun ana hatlari tamamlanmis ve bin sene daha olgunlasmaya yapilanmaya devam etmistir. Sanayi devrimi ile birlikte samuraycilik rafa kalkmis ve samuraylarin sayisi bir hayli azalmıştır. Eskiden jitsu yani oldurme sanati adi altinda olan ve aikijitsu diye gcen bu felsefe simdi aikido yani savunma olarak isim ve bicimsel gelisime ugramis.

AIKIDO da toplamda 10 buyuk DAN vardir.

SHO başlangıcı, başlayanı ifade eder. Beden, nihayet verilen komutlara cevap verme teşebbüsünde bulunmaya ve teknik şekilleri üretmeye
başlar. Aikido’nun ne olabileceği konusunda kafamızda hatları belirsiz düşünceler belirmeye başlar. Bu
noktada, gerekirse ağır ağır ama olabildiğince keskin ve isabetli bir şekilde çalışmak ve teknikleri
uygulamak için kendimizi zorlamalıyız.

Diger aeviyeler bunun ustune ek olarak biner fakat ana cerceve ve hatlara sahiptir. Aikido yaparken zihnin tamamiyle ucuk olmasi lazimdir. Bu sarhosluk tarzinda ucukluk değildir. Daha çok zihni bosltmak ve arkaplanda calisan dusunculeri durdurmak anlamindadir. Aikido ayni zamanda rakibe gore sekillenme ve reaksiyon gostermek uzerine kuguludur. Kafaniz bos olmaz ve tek yonlu olursak gelebilecek binlerce teknik varyasyonlarina gore sekil almak imkansiz hale gelecektir. Zihni bosaltmak bu noktada devreye girer. Rakibinizden once reaksiyon gosteremezsiniz cunku rakip bu on kacinmaya karsi donanimlidir ya da gec tepki verirseniz darbe alirsiniz. En onemli nokta tam zamaninda reaksiyon gostermektir.

Aikidoda rakibi etkisiz hale getirmek üzerine kuruludur. Bir çok etkisiz hale getirmek için kullanılan teknikler olduğu gibi, sıyrılmak için de oluşturulumuş bir çok teknik var ve bir savaşçı akla gelmeyeni yaparak bundan sıyrılabilir. Grişimciliiik..

Ref: Erdem Erten

Ref: ABF.org.tr

Aradığınız Kişiye Şimdi Ulaşılınıyor

  İçinde bulunuduğumuz teknoloji çağında internet üzerinden satış çok popüler bir hal aldı ve neredeyse internete erişebilen herkes bahsi geçen online ticaret imkanını kullanır hale geldi.

E-ticaretsitesi yapılandırma üzerine kafa patllattığımdan eğitim çok verimliydi diyebilirim. Çok yabancı kaldım terimlere ancak bu da kapatmam gereken bir açık.

İnternetten ticaret işi yürütürken senaryonun “Müşteri girer, ürünü seçer, alır” versiyonundan çok daha farklı olduğunu anladım. Müşterileri internet sitesine getirebilmek çok önemli bir etken. İlk ayakta banner, ikinci adımda Arama Motoru …. ve en ancak belirli aşamaları geçtikten sonra direkt olarak siteye girip ürünü ya da hizmeti satın alıyor. Bundan bir önceki evre ise ulaşmak istediğimiz hedef kitleden bir şekilde maillerini almak ve sonrasında onları siteye çekmek.

İşlem kabaca | Hedef Kitleye Erişmek – Trafik/ Etkileşim – Müşteri Tecrübeleri – Ölçümleme | şablonunu izler. Trafik noktası müşteriyi çekmek. Tecrübe : Alışverişi deneyimlendirmek, müşteriye. Ölçümleme : Hedefler ne kadar gerçekleşti, bunu araştırmak.

Doğru şekilde yapılırsa, istikrarlı sonuçlar alınacaktır. Bundan kaçınılmaz bir son çıkar. Firmaların buna uyması kesin gerekli…

 

Ref: http://www.isletmeyonetimi.net/etiket/hedef-musteriye-ulasmak/

Ref: http://webrazzi.com/2012/03/14/lead-generation-leadbox-webrazzi-dijital12/

Over Mind

Kendinizin Kronos’u Olun

“Kronos: Yunan mitolojisinde zamanın efendisi. Titan.” Eminim, herkes kendi zamanına tamamen hükmetmek ister. Bu tamamen mümkün değildir ama en verimli halde kullanmayı öğrenebiliriz. Hayatım boyunca en çok çektiğim sorunlardan olan zamanı en verimli şekilde değerlendirebilmek her girişimci de olması gereken kesin kavramlardan sadece biri. Bir diyerek geçmeyelim, aslında zaman yönetimini iyi yapamadığımız takdir de güçlü veya güçsüz yönlerin olması önemini bitiriyor. Girişimci çok yönlü olmalıdır ve gerekeni yapmalıdır. Ben çok yönlü olsam da, güçlü yönlerime de odaklanmış olsam eğer zamanı verimli kullanamıyor ve planım da sarkmalar oluyorsa sonucunda bize katlanarak dönecek olan ertelenmiş ekstra görevimiz oluyor. Örnek olarak benim fazlasıyla yaşadığım bir durum.

Yeri geldiğinde bu işin ustası olabiliyorum, çok nadir geliyor o yer zaten ve genel de yumurta kapıya dayanınca oluşturduğum yöntem bu. Adrenalin ve kafein bu konu da en güvendiğim iki yardımcım. Tabi ki, böyle zaman yönetimi olmaz dedim. Ertelenirse ertelensin dedim ve zamanı etkili yönetebilmek için gerekenleri öğretirken öğrenme yoluna koyuldum. 

Hayatınızı seviyorsanız, zamanınızı boşa geçirmeyiniz; çünkü zaman hayatın ta kendisidir. -Austin Dobson

Zaman yönetimini bilmiyorsak bunlar yaşanması en yüksek ihtimalli 4 sonucu :

1.Verimsiz Çalışmak  2.Belirlenen hedefe ulaşamamak  3.Kariyer gelişimde zorluklar 4.Görev gereklerini uygun şekilde gerçekleştirmek

Aslında bunlar herkesin en az 1 kere yaşamış olduğu sonuçlar. Zamanı yönetmek için zamanı yakından tanımak gereklidir diye düşündüm. Genelde zamanı 4 farklı şekilde incelemişler.

Psikolojik Zaman

Psikolojik zaman adından da belli olduğu gibi algımıza bağlı olarak, yaşadığımız anları gerçek sürelerinden daha fazla veya daha az gibi hissetmektir. Bir dakika, yıllar gibi hissettirebilir veya 1 gün 10 dakikada bitmiştir. Bu yaşadığımız duygularla alakalıdır.

Biyolojik Zaman

İnsan vücudundaki hormonların ne zaman salgılanacağı gibi metabolik işlemleri düzenler. Son araştırma bilgilerinde bu saatin işleyişini beyinde bulunan pineal bezi adlı ışığa duyarlı yapı sağlamaktadır.Ayrıca Washington Üniversitesi araştırmacıları beyinde birden fazla biyolojik saat olduğunu ortaya çıkarmışlardır.

Yönetsel Zaman

Sürekli insanlara sıkıntı veren illet niteliğinde ki zaman. Birden çok insanı bir araya getirebilecek nitelikteki bir amaç belirlenmesi ile bu amaca ulaşmak için yerine getirilen planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon, yürütme ve yönetici eğitimi faaliyetlerinin gerektirdiği iş gören ve makine zamanı toplamıdır.

10 Adımda Zamanınızın Efendisi Olun

1.    Amaçlarınızı ve hedeflerinizi belirleyin.
2.    Sizi bu amaçlara ve hedeflere götürecek yol haritasını çizin.
3.    Kendinize ve içinizdeki güce güvenin, ön yargılarınızdan uzaklaşın.
4.    Tüm planlama ve organizasyon süreçleri için kendinize zaman ayırın.
5.    Kendinize bir “to do list” (yapılacak işler listesi) oluşturun.
6.    Her adım için esnek olun. Katı olursanız kırılmanız daha kolay olacaktır.
7.    Günün hangi saatlerinde daha enerjik ve verimli olduğunuzu bulun.
8.    Mükemmeliyetçi olmayın.
9.    Hiçbir şey için fazla vakit harcamayın ve işlerinizi ertelemeyin.
10.    “Hayır” demeyi öğrenin.

Ref:  http://kariyer.milliyet.com.tr/10-adimda-etkili-zaman-yonetimi/kariyer/detay/1896149/default.htm

Ref : http://www.pusulagelisim.com/tr/page.asp?id=44 , Austin Dobson

Ben ASLA yalan söylemem

Dünya üzerinde yaşayan her canlı beyninin farkında olmayabilir ve insanlarla aynı çalışma prensibine sahip değildirler. İnsan çok kompleks bir canlı olmasının yanında çok ilkeldir. Roma bir günde kurulmadı, evet ve insanoğlu böyle başlamadı olaylara. Ateşten korktuğumuz ve tekerleği yarattığımızda duyduğumuz keyif henüz dün gibi.  Okumaya devam et

Majör Sistem

Anımsama ve Bellek takıntısı Buğra’nın yeni bir anımsamalı blog yazısına hoş geldiniz. Bu yazı da size sayıları hatırlayabilmek için 1648 yılında Johann Winkelmann tarafından oluşturulan “Majör Sistem” tekniğini anlatacağım. Bu sistem rakamları Fonetik Sisteme çeviren basit kodlama tekniğidir. Sesler sözcüklere dönüşür ve bellek sarayına imgeler yüklenir.majornumbers.jpg

Gördüğünüz gibi her numara bir sessiz harfe denk gelir ve sesli harfler aralarına eklenir. Tabii ki, bende anlamamıştım. Hemen örnek geliyor. 48 sayısı R ve F harfleri ile “Raf” kelimesini oluşturuyor. 25, “Nal” kelimesini ve 88 ise “Fevri” kelimesini oluşturuyor.  254.888 sayısı için ise “Rafta ki Nal’ın Fevri davranışı” olarak belleğe atılır. Bu imge hayatta görebileceğiniz bir olgu olmadığından anımsanımız kalıcı hale geliyor. Yani geçici hafızadan, kalıcı hafıza yerleştiriyoruz.

Sayıların oluşturduğu harf kombinasyoları için hayal gücünden başka bir sınırlama yok.

Daha yoğun hayatlar yaşamanız dileğiyle…