Eplikeyşın

Bu yazımda size Application dünyasından bahsedeceğim.

Dünya üzerinde toplamda 6 milyar total kullanıcı var. Yedi milyar nüfusta nasıl bu oluşur dersek, bireyin birden çok cihazı olmasından kaynaklana sayı ile karşı karşıyayız. Bu elde edilen değerler analizden çok daha fazlası. Rakamlar ilerleyen mobil devrimin büyüklüğünü kolayca gözler önüne seriyor. Ürünlerin mobil yolla kullanıcıya ulaşması en temiz ve başarılı yol haline geliyor. Dikkat edilmesi gerekn ise “Doğru” mobil pazarlamadır. Doğru pazarlama, doğru arayüz ve doğru ürün ile kullanıcıyı kolayca etkilemek ve hızlı feedback almak kaçınılmaz oluyor.

Masaüstü cihazlar artık “Old Fart” kategorisine giriyor. Bunun çok fazla nedeni var ancak en önemlisi ise teknolojinin birleşmiş milletleri rolünü oynamasıdır. Masaüstü kullanım için gerekenler; büyük işletim cihazı ( masaüstü vs), klavye, mouse, modem, bluetooth vs. tonlarca cihaz. Mobil bunları avuç içine sığdırıyor. Bunu kim sevmez ki… Uygulamam eğer kaliteli ve yararlı ise, Google’da ilgili keyword arandığı an da Google amca bizim uygulamımızı arayan kişiye sunuyor. Uygulama veya web sitemiz her cihaza uygun değilse Google bunu çöp sayılan özel kısma atarak, “Google’da yoksan, hayatta yoksundur.” Yokluğunda uygulamayı yok ediyor.

Mobil uygulama ortaya çıkarken dikkat edilmesi gereken çok kilit unsurlar vardır. Uygulama ; kullanıcı odaklı olmalıdır. – Müşterinin sorununa çözüm olması lazım – Kullanıcı dostu tasarıma sahip olmalıdır – kullanıcıya gereksiz ibareler sunmamalı – Uygulama bin yönden saldıracağına, tek bir yöne kuvvetli vurmalıdır ( Snapchat )

Mobilin hayatımızda ihtiyaç listesine girmesiyle beraber artık hayatımızda ki aktivitelerde söz sahibi oldu. Gittiğimiz her yerde priz arıyoruz. İnternetsiz mekanlara girmiyoruz.

Kullanıcı Deneyimini ve deneyim memnuniyetini en yüksekte olmalıdır.

 

http://www.melihguney.com/mobil-uygulama-yapmak-artik-cok-kolay.html

https://www.egitimtakvimi.com/EgitimTakvimi/Makale/12/Native-Mobil-veya-Hibrid-Mobil-Uygulama-Gelistirme-Teknolojisi-Secerken-Nelere-Dikkat-Etmeliyiz

Penaltılar

Merhabalar,

Bu yazıda size bir genç girişimciden bahsedeceğim.

Zamanında bir futbol takımı analiz ve paradigmalar konusunda kendini geliştirmiş bir genci işe almış. Penaltılara kalınması durumunda karşı takımın bütün oyuncularının penaltı atışlarını analiz ederek çözümleyen bu genç sayesinde kalece tam 3 penaltı kurtarmış. Son penaltıyı da kaleci kendi düşüncesi ile acaba anlamışlar mıdır diye düşünerek ters tarafa atlayarak kurtaramamıştır.

Peki nasıl oluyor da bunu kağıda döküyoruz?

Durum şu, penaltıyı kullanacak kişinin sağ ayağı kuvvetliyse ve sola yaptığı atışlar en dengeli ve hızlı gidiyorsa o kişi topu sola atacaktır. Bütün bu olasılıkları düşünelim.

Adamımız sola atınca kaleci de sağa atlarsa kesin gol olur.

Adamımız sola atınca ve kaleci sola atlayınca yüzde 80 gol olur.

Adamımız sağa atınca ve kaleci sola atlayınca yüzde 75 gol olur.

Adamımız sağa atınca ve kaleci sağa atlayınca yüzde 25 gol olur.

Kalecinin sola atlama durumunda adamımız da sola atarsa daha yüksek ihtimal ile gol olur.

Kalecinin sağa atlama durumunda adamımızın yine sola atması durumunda kesin gol olur.

Yanı adamımızın dominant kararı sola atma yönünde.

Böylece artık o oyuncu karşısında nereye atlayacağımızı biliyoruz. Zor olsa da şansımız var.

En zorlu rakiplere karşı kaleye dizilip bekleyin. Mümkünse üst üste çıkın gol yemeyin. Penaltılara bırakın. Matematikten yardım alın ve takımınız her zaman 11 kişiden fazla olsun.

Saygı ve Sevgilerimle,

Bilgehan Güneş

Eğri Düşünelim Doğru Konuşalım

1989’deki Meksika Olimpiyat Oyunları’na kadar bütün yüksek atlamacılar, yüzleri çıtaya dönük, vücutları paralel şekilde çıtayı geçmeye çalıştıkları, alışılmış “Western Roll” tekniğiyle yarışıyorlardı. Fakat bu durum değişmek üzereydi. Pek tanınmamış bir atlet çıtaya yaklaştı ve 2.24 m’lik atlayışı ile yeni dünya rekorunu belirledi. Tek yaptığı havalandıktan sonra tüm atletlerin aksine çıtaya yüzünü değil sırtını dönmekti.

Ayaklarını yukarı çekti ve dizlerini kırarak çıtanın üstünden sırtüstü atladı. Atletin adı, Dick Fosbury’di. Ve o günden sonra bu atlayış tekniği onun adıyla anıldı. Bugün yüksek atlamada hala bu teknik (Fosbury Flop) kullanılıyor.

Fosbury, insanoğlunun o güne kadar ulaşabildiği en yüksek seviyeye sıçradı. Herkesin tersine, aksini düşünerek. (1)

Okumaya devam et

Sizi daha zeki yapacak 4 hobi

Zeki kişilerin yada başka deyişle etrafında zeki olarak bilinen kişilerin ortak özellikleri ilgilerinin belirli kanallarda yoğunlaşmış olmasından kaynaklanmaktadır. Zeki olmanın bir yoluda hobilerinizden geçmektedir. Bu hobileri düzenli olarak gerçekleştirdiğinizde zeka seviyenize katkı sağlama ihtimalleri bulunmaktadır. Bunlar;

1- Yeni Bir Dil Öğrenmek: Yeni bir dili öğrenmek beyindeki yaşlanma belirtilerini geciktirmektedir. Yaşlılık dönemlerinde insanların daha bilinçli olmalarına imkan tanımaktadır. Çok dil bilen kişilerin beynin bir çok fonksiyonunu aynı anda kullanma konusunda daha başarılı olduğu bilinmektedir. Bu tür kişilerin planlama, görev yönetimi ve bulmaca çözme gibi faaliyetlerde normal insanlara göre daha başarılı olduğu yapılan araştırmalarda görülmüştür.

2- Kitap Okumak: Kitap okuyan kişilerde beynin sol temporal bölgesinde daha yüksek aktivite olduğu görülmüştür. Bu sayede iletişim kurarken ki dinleme özellikleri kitap okuyan insanlarda daha gelişmiş seviyelerdedir. Kitap okurken hayal edilen deneyimlerin gerçek deneyimlerle çok benzeştiği ve zihinsel olarak hayal edilen durumlarla gerçekte karşılaşıldığında normal insanlara oranla daha başarılı oldukları görülmüştür.

3- Video Oyunları Oynamak: Beynin stratejik planlama, yön bulma ve motor performanslarını iyileştirmektedir.

4- Müzik Aleti Çalmak: Müzikle uğraşan insanların normal insanlara göre daha akıcı konuşma yapısına sahip olduğu görülmüştür.

Referans 1- http://www.lifehack.org/310690/taking-these-10-hobbies-will-make-you-smarter

Referans 2- http://www.entrepreneur.com/article/252385

Girişim Dünyası

Girişim dünyasına girerken hiçbir şeyden ödün vermemeli ve önümüze çıkan her türlü fırsatı değerlendirmeliyiz. Bunun için girişimcilik dünyasına giren kişiler mutlaka her türlü fırsata karşı uyanık olmalı ve buldukları anda bunları mutlak surette değerlendirmelidir. Tubitak’ın bunun için devlet nezninde destekleri bulunmaktadır.

 

Kaynakça:

http://www.girisimcilikvakfi.org/

http://www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/girisimcilik/ulusal-destek-programlari

motivasyon 2 – daha da yükseğe

Motivasyon olarak bu hafta devam ediyoruz. etrafımızda o kadar negatif insan var ki heyecanla bir şeyler anlatmaya çalıştığınızda suratlarında eleştirel bir ifadeyle sizi yarım ağızla dinleyip neden olmayacağı veya neden yapamayacağınız konusunda milyonlarca neden sunabilirler. Etrafınızda bu insanlarda varsa arkanıza bakmadan kaçın ,hiçbir şey kaçırmazsınız. mutsuz ve negatif insanların yanında ruhunuz sanki elektrik süpürgesiyle çekiliyor gibi hissedersiniz .Yorgun olmamanıza rağmen yorgun hisseder hayatınızın ne kadar anlamsız olduğuyla ilgili olarak depresyona girersiniz. Size  söylüyorum arkanıza bakmadan kaçın:)

Düşüncelerinizi hayalleri olan insanlarla yani çılgın girişimcilerle paylaştığınızda size kötü yanlarını değil bak böyle yaparsan daha iyi olur , şurasını da daha genişlet diye cevap verirler. Hayallerinizi gerçekleştirmek için etrafınızda daha da yükseğe diyecek insanlar olsun. İşte size gerçekten mutluluğun anahtarı
Sürekli hayır ,olmaz diyenler karşısında çabalama ,savaşma yetinizi kaybedersiniz. Moral veren ,hadi yapalım ,evet diyen insanların etrafınızda olması sizi gerçekten daha mutlu edecektir.

Invictus ekibindeki arkadaşlarımla vakit geçirdikçe mutluluk katsayımın gittikçe arttığını görüyorum. Bunun en büyük sebebi etrafımın daha da yükseğe diyen insanlarla dolu hale gelmesi ve bundan inanılmaz derecede keyif alıyorum. Etrafınızın hep böyle insanlarla dolu olması dileğiyle….

KENDİNİ KEŞFETMEK

Bir çok insan kendini keşfetmeden hayatını bitiriyor. Buna neden olan en büyük faktör toplumun eğitim ve kültür seviyesi.Hobilerin ve keyif alınan şeylerin kesinlikle hayatın tamamına yayılmaması gerektiği savunan , bunun mümkün olmadığını benimseyen bir toplum. Halbu ki gelişmiş bir çok ülkede insanlar hobilerin bir şekilde önce uğraşı sonra da meslek yani gelir kapısı haline getirmeyi başarmışlardır. Aşırı güven duygusu besleyen toplumlarda buna rastlamak nerede ise imkansızdır. Hayatın gereklilikleri yerine getirilir. Askeri görev, okul veya zorunlu hizmet. Ardından hayat savaşı başlar.

Fırsat buldukça kendinize vakit ayırırsınız. Hiçbir hobisi veya yaparken keyif aldığı bir şey olmadan yaşamak en zoru. Bu toplumda bunu eğitim ve refah seviyesi ile çözebiliriz ancak.

 

Ref1: TedX

Ref2: Avunucundaki Kelebek