Batan Girişimcinin Malları

Süper bir fikriniz vardı.. Çalışıp çabalayıp bu fikri projelendirdiniz , ve günler geceler süren uğraşların sonunda projenizi hayata geçirdiniz. Tebrikler artık bir girişimcisiniz ! Şimdi kısıtlı bütçeler, riskler, rakipler, müşteriler, planlar, satışlar, reklamlar, hedefler gibi uğraşmanız gereken onlarca yeni konunuz var.. ve bunları yaparken batırmamanız gereken bir işletmeniz. Batan geminin malları misali hayallerinizi hüsrana dönüştürüp birilerine altın tepside sunmak istemiyorsanız işte size birkaç öneri ;

1. Nakit Akışını Yönetememek:

Şirketlerin büyük bir kısmı için tartışmasız en önemli sorun nakit akışının düzenlenememesidir. Nakit akışı, şirket faaliyetleri ile ilgili nakit girişleri ile çıkışları arasındaki ilişkidir. Bir şirketin kaynaklarını nerelerde kullandığını ve ne kadar kaynağa ihtiyacı olduğunu görmesini sağlar. Nakit akışı bozulduğu takdirde likidite problemleri oluşur, şirket ödemeleri ve doğal olarak faaliyetleri aksar.

Burada geçen nakit ifadesi kar ile karıştırılmamalıdır. Nakit kar elde edebilmek için gereken bir araçtır ve karlı şirketler de nakit akış problemleri nedeniyle iflas edebilirler. Nakit yönetimi yalnızca yeni şirketlerin problemi değildir, bu sorun her büyüklükteki şirkette görülebilir.

2. Büyüme Stratejisine Sahip Olmamak:

Yeni girişim dönemini atlatmış, ürününü ya da markasını kabul ettirmiş, iyi bir pazar oluşturmuş bir şirket istese de istemese de büyüme sürecine girecektir. Şirketin büyüme ihtiyacı ile beraber yönetim, personel, üretim ve finans alanlarında da önemli değişikliklere gitmesi gerekecektir. Genellikle şirket yönetiminin farklı boyutta işlerin aynı yöntemlerle devam edebileceğini düşünmeleri şirketin sonunu getirebilir.

Aynı zamanda satış, ortaklık ya da halka açılma gibi alternatif finansman kaynakları kullanılırken yapılan zamanlama hataları da şirkete oldukça zarar verebilir. Bu nedenle, ilgili finansman kaynaklarının da büyüme stratejisinin içinde doğru değerlendirilmesi gerekir.

3. Aşırı Özgüven ya da Özgüvensizlik:

Bu madde daha çok yönetim sorunu olarak özetlenebilir. Aşırı özgüven hataların görülmesini engeller. Özellikle büyüme aşamasına geçmiş şirketlerde, başarı duygusunun verdiği psikoloji ile ısrarla alınan yanlış kararlar tehlikeleri de beraberinde getirir. Şirket içinden ve dışından alınan bazı sinyaller görmezden gelinir, örneğin olumsuz pazar araştırmalarına rağmen yeni bir ürünün ısrarla pazara sunulması gibi sorunların kaynağında bu tip yönetim problemleri yatmaktadır.

Bir şirket yönetimi için aşırı özgüven ne kadar tehlikeliyse özgüvensizlik de bir o kadar başarısızlığı hızlandıracaktır. Sonuç olarak, işletmenin risklerin olmadığı bir ortamda faaliyet göstermesi mümkün değildir. Gerekli koşullarda özgüvensizlik nedeniyle kritik kararların alınamamasının bedelleri ağır ödenebilir.

4. Yeniliklere Uyum Sağlayamamak:

İş dünyası sürekli değişim halindedir, 10 yıl öncesinin iş dünyası ile bugün arasında onlarca önemli farktan bahsedilebilir. Dijital yaşamın iş dünyası için bu kadar önemli olduğu bir dönemde işin internet ortamına taşınamaması, ya da satılan ürün ile ilgili değişen trendlerin takip edilmemesi sonucu oluşan adaptasyon sorunları şirketlerin batma sebepleri arasında sayılabilir. Belki 10-15 yıl önce bu şekilde kaybedilen zaman ve müşteri telafi edilebilirken artık aynı hızda adaptasyon mümkün olmayabilir. Nokia ya da blackberry gibi dev bir firmanın akıllı telefon/tablet pazarına ayak uyduramaması sonucu büyük sıkıntılar yaşadığını unutmamak gerekir.

5. Tek Adam Olmak ya da Ortaklık Sorunları Yaşamak:

Ülkemizde şirketlerin büyük kısmı aile şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Kurumsallaşmanın başlatılmadığı bu tip şirketlerde yönetim bir ya da birkaç aile büyüğünün elindedir. Kurumsallaşmanın gecikmesi, yani sorumlulukların devredilmesi geciktikçe beraberinde şirketin sorunları da büyümeye başlar. Genellikle bu sorun şirket sahibinin işin en büyük parçası olması, bütün sorumluluğu üstlenmiş olması ve kendisinden sonra işi devredebileceği birinin olmaması durumunda yaşanır. Bu durumda ya şirket sahibi “tükenir” ya da işletme çevresindeki bir çok fırsata tepki veremez hale gelir.

Derya Ağırlar